Yeni Internet Adresimiz: www.piyaportal.de


| | Search:Ti di geyrayis | | | | | Empfehlen | Home:Keye

» PIYA-FORUMUN YENI ADRESI: www.piyaportal.de [ Login | ]


Selahattin Demirtaş Kimdir Hayatı ?


- Peré Sıfti



  | So Forumi ser
Núskaré meqali: ZAZA DEMİRTAŞ’IN KÜRT SEVGİSİ(?!)... Wext: 16/06/2011 23:47

Hayatini ve Yasamini Kimliksiz Yasayan Ama Sözde 19 Yasinda Kimligini Bulan "ibretlik ve Tarihi Vesikalar"
__________________________________________________________________________________

Selahattin Demirtaş Kimdir Hayatı ?

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaşın Hayat Öyküsü Hakkında Gerekli Bilgiler.
Evet işte Selahattin Demirtaş ve kendi özgeçmişi.
Selahattin Demirtaş Doğum Tarihi (1973)

Şu An BDP Genel Başkanı
Diyarbakır MilletVekili

10 Nisan 1973 tarihinde Elazığ’ın Palu ilçesinde doğdu. Babasının adı Tahir, annesinin adı Sadiye’dir. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Serbest avukatlık yaptı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Üyeliği ve Şube Başkanlığı görevlerini www.gelsinler.net yürüttü. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye şubesi üyeliklerinde bulundu. Orta düzeyde İngilizce biliyor. Evli ve 2 çocuk babası.
________________________________________________________________

Dağa gidip gelmemekte bocaladım

Faruk BİLDİRİCİ - FOTOĞRAFLAR: Volkan YILDIRIM
21 Mart 2010

Hürriyet Gazetesi
16 Haziran 2011 Perşembe

Kürt siyasi hareketinin yeni lideri Selahattin Demirtaş, BDP Genel Başkanı seçildiğinden beri empati duygusunun gelişmişliğiyle dikkat çekiyor. Yaşam öyküsüyle ilgili ilk söyleşiyi Newruz bayramında yayınlıyoruz.

“Dört kardeş aynı ilkokulda okuduk. Parmakla gösterilirdik. Hepimiz çok çalışkandık, çok temizdik. Öğretmen, müdür, hepsi bizi çok severdi. Öğretmenlerin sevgisini kaybetmemek için çaba harcadım. Hala o kaygıyı taşırım, kötü yorum duyunca üzülürüm. Birini kırmışsam takıntı haline gelir ve düzeltmeye çalışırım.”

“Babam işçi olarak girdiği Köy Hizmetleri’nde tesisatçılığı öğrenmiş, sonra dükkan açmıştı. Ben de Hukuk’ta okurken, dükkanda çalıştım. Devam mecburiyeti olmadığı için sınav zamanı Ankara’ya geliyordum. Ders notlarını alıp Diyarbakır’da çalışıyordum. Musluk tamirine gittiğim evlerde “Hukuk okuyorum” deyince şaşırıyorlardı.”

“Genel Başkan olduktan sonra yaşamım değişmedi. Ütümü bile kendim yaparım. Ama bağlama çalmayı çok özlüyorum. Sesim güzeldir. En son geçen yıl milletvekillerine çalmıştım. Keşke koşullar sorumluluk yüklememiş olsa da Diyarbakır’a dönebilsem. Çocuklarımı parka götürebilsem. Milletvekili olarak yaşlanmayı hayal etmiyorum.”

Kürt olduğumu lisede öğrendim

DİYARBAKIRLILIK

Çocukluğumun Diyarbakır’ı şen şakrak oyunlar oynanan sokaklar, cıvıl cıvıl pazar yerleri demekti. Aklımda kalan tek sıkıntı 12 Eylül Darbesi’nin sabahı. Sokak tanklar, askerlerle dolmuştu, dışarı çıkmamız yasaktı. Aileden birileri tutuklandı. Hala Diyarbakır sınırlarına girdiğim andan itibaren daha rahat nefes aldığımı hissederim. Kürtlükten önce Diyarbakırlılık kimliği öne çıkıyordu.
Annem kendi imkanlarıyla okuma-yazma öğrendi, dışarıdan diploma aldı. Babam halen çok iyi okuma-yazma bilmez. İkisi de bunun acısını çektikleri için çocuklarının yedisini de üniversitede okuttular. Bir mühendis, iki avukat, üç öğretmen... Ortaokulda astsubaylığa ilgi duymuştum. Astsubay komşumuzun çocuklarıyla arkadaştık, imrendim. Annem ve babam aralarında Zazaca konuşurlardı ama bize öğretmediler. Kendileri gibi sıkıntı yaşamamamız için bizimle Türkçe konuşuyorlardı. Kürt diye bir etnik kimlik olduğunu lisede öğrendim.

GRUP PERİŞAN HAKİKATEN PERİŞANDI

Annemden, babamdan gizli Kürtçe müzik dinliyordum. Anlamıyordum ama heyecan veriyordu. Lise, Kürt kimliğinin bilince çıktığı dönem oldu. Bir derste dışarıdan sesler geldi. Kalabalık bir grup slogan atarak yürüyordu. Ne oluyor derken öğretmenimiz, Kürtlerin Halepçe’de uğradığı katliamı anlattı. Ama lisede bir siyasal hareket içinde yer almadım. Ailem çok temkinliydi. Lisede yan yana oturduğumuz yakın bir arkadaşım vardı. Onun bağlama çaldığını üçüncü yıl öğrendim. Belki de kıskançlıktan, hemen o gün bir bağlama aldım. Kısa sürede de tangır tungur çalmaya başladım. Üniversite yıllarında amatör bir müzik grubumuz vardı. Grubumuza Kürtçe “Komabelangaz” (Grup Perişan) diyorduk. Hakikaten perişandık. Müzik aletlerimiz derme çatmaydı. Kürtçe türküler, marşlar, özellikle Grup Yorum’un türküleri, devrimci marşlar çalıyorduk. Ahmet Kaya, Ferhat Tunç, O dönemin popüler parçalarını söylerdik.

Vedat Aydın’ın cenazezinde kafamda şimşekler çaktı

HAYATIMIN DÖNÜM NOKTASI

1991’de HEP il Başkanı Vedat Aydın’ın kaçırılması Diyarbakır’da büyük infial yaratmıştı. Cenazesi bulunana kadar geçen o üç gün içinde duygusal bir sıçrama yaşadım. Cenaze törenin yapılacağı meydana doğru yürürken bir grup gençle karşılaştım. Onlar kaçıyor, sivil polisler kalaslarla onları kovalıyordu. Ben de o gençlerle birlikte kaçtım, sonra cenaze törenine katıldık. Mardinkapı’da cenaze defnedildiği sırada ateş açıldı, bilinen olaylar yaşandı. O gün başka insan oldum. Hayatımın rotası değişti. Kafamda ilk siyasal şimşeklerin çaktığı gün o gündür. Benim jenerasyondaki gençliğin politize olmasında en büyük etkendir o olay.

Abime avukat bulamamıştık

HUKUK OKUMAYA DÜŞKÜNLÜĞÜMÜZ

1990’da mezun olduğum yıl üniversiteyi kazanamadım. İlk tercihlerimin hepsi hukuktu. Sekizinci tercihim olan deniz işletmeciliğini kazandım. Bir komşumuzun telkiniyle orayı yazmıştım. Bana göre bir okul olmadığını İzmir’e gider gitmez anladım. Hazırlığı ikinci yıl geçebildim. O yıl üniversite öğrencilerine yönelik bir polis operasyonu oldu. Ben İzmir’de, abim Nurettin de Muğla’da gözaltına alındık. Beni serbest bıraktılar, o Muğla gençlik sorumlusu diye tutuklandı. Hemen İzmir’e gelen annem babam perişan bir haldeydi. Bizim bir siyasi faaliyet içerisinde olmamızı beklemiyorlardı. Abime uzun süre avukat bulamadık. Hatta annem bir bileziğini kolundan çıkarıp “Çocuğunu bıraktıracağım” diyen bir yargı mensubuna vermiş. Bu kadar mı sahipsiz oluruz duygusuna kapıldım. Beni tekrar hukuka iten bu oldu. O hırsla yine sınava girip Ankara Hukuk Fakültesi’ni kazandım. Kız kardeşim ve iki kuzenimle birlikte dört kişi girdik hukuka. Hepimizi de hukuka iten, avukatlığa iten biraz o oldu.

Herkes dağa giderken sen okul mu okuyorsun?

MAHALLE BASKISI

O dönem binlerce genç dağa gitti. Ben de dağa gidip gitmeme arasında bocaladım. Annem babam da dağa çıkmamızdan hep endişe etmişler onu sonradan anladık. Arkadaş çevresinden “Herkes dağa giderken sen hala okul mu okuyorsun?” diye büyük bir mahalle baskısı vardı. Bunları göğüsleyerek 94’te fakülteye kaydımı yaptırdım. Siyasi faaliyetlere katılmadım. Entelektüel alana yöneldim, Kürt hareketleriyle ilgili yayınları okudum. Herkesi anlamaya, sol ve liberal çevreleri takip etmeye çalıştım. Başarılı olma hırsı içindeydim. Dört yılda da bitirdim. DEP milletvekillerinin meclisten götürülüşlerini kantinden izledim. O olay da bütün Kürt gençleri gibi bende de travmatik izler bırakmıştır.

Savcı pencereden karayolunu gösterdi

BENDE EN ÇOK İZ BIRAKAN OLAY

Osman Baydemir, 2000’de İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi Başkanı olduğunda ben de yönetime girdim. O yıllarda bölgedeki insan hakları ihlallerini bütün dünyaya duyurmayı başardık. Fakat bende en çok iz bırakan Silopi HADEP İlçe Başkanı Serdar Tanış ve Yardımcısı Ebubekir Deniz’in kaybedilmesi oldu. Baydemir bir heyet oluşturdu. Silopi’ye gidip aileyle görüştük, İlçe Jandarma Komutanlığına gitmiş ve bir daha çıkmamışlardı, görgü tanıkları vardı. Silopi savcısına gittik, çok ısrar ettik. O da alçak sesle, “Burada aramayın Şırnak’a gidin” dedi. Şırnak’a geçtik. Biz alaya gitmek için bastırınca o savcı da pencereyi gösterdi ve dedi ki, “Şu karayolunu görüyor musunuz? Jandarma alayını basarsam o yoldan geçemem.” Diyarbakır’a dönerken arabayı yavaş kullanıyordum. Yol kenarına bakıyorduk acaba cesetlerini bulabilir miyiz diye! Şimdiki Ergenekon tutuklusu Levent Ersöz, Şırnak alay komutanıydı. Baydemir’den sonra Şube Başkanı oldum. Uluslararası Af Örgütü Diyarbakır Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın kurucuları arasındaydım.

Benliklerini unutmasınlar diye kızlarımıza Kürtçe isim verdik

DELAL İLE DILDA

Başak ile ben hukuka girdikten sonra çıkmaya başladık. Ikına sıkına teklif ettim, meğer o da bekliyormuş. Ertesi yıl Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ni kazandı. Sınıf öğretmeni oldu. 2002’de evlendik, iki kızım var. Biri Delal, biri Dılda. Delal “değerli”, Dılda da “gönül veren” anlamına geliyor. Çocuklarımıza benliklerini unutmamaları için Kürtçe isim verdik. İkinci kızımın doğumunda talihsizlik oldu. Yedi aylık hamile olmasına rağmen seçime dört gün kala eşim fenalaştı. Doktor doğumun başladığını, Diyarbakır koşullarında çocuğu yaşatma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. O gün Diyarbakır mitingi vardı. Şüphesiz eşimle çocuğumu seçtim. Doğumun başladığını söylemeden uçağa bindirip Ankara’ya geldik. Eşimi Hacettepe’de yatırdık, aynı gün geri döndüm. 22 Temmuz 2007 akşamı sandıklar açılırken doğum haberi geldi. 15 gün küvezde kaldı kızım. Kurtardılar ama altı aylık bebekken 8 numara gözlük kullanmaya başladı. Önce gözlüğünü arkadan lastikle bağlıyorduk, artık benimsedi.

Eşim canı gönülden “evet” demedi

SİYASETE GİRİŞİM

İHD’de yöneticilik yaptığım altı yıl dava almadım. Öğretmen olan eşimin kazancıyla geçiniyorduk. 2006’da kısa dönem askere gittim, geldikten sonra avukatlığa döndüm. Ben, amcaoğlu ve kız kardeşim üçümüz borç-harç bir büro açtık. Birkaç ay sonra seçim kararı alınınca adaylık baskısı geldi. Çevremle konuştum, Leyla Zana ve Hatip Dicle’nin görüşlerini aldım. Herkes bana moral ve güç verdi. Eşim canı gönülden “evet” demese de kabul ettim. Milletvekili seçilince de naif ve ılımlı kişiliğim nedeniyle arkadaşlarımız ısrar etti. Üzerinde uzlaşılabilecek isim olduğum grup başkan vekilliğine getirildim.

Bir aileden iki genel başkan

ÖZALLARLA BENZERLİĞİMİZ

DTP, iki buçuk yıl içinde Meclis çatısı altında iyi bir pratik gösterdi. Demokratik siyaset tarzı sergiledik. DTP’nin bu yönünün Anayasa Mahkemesi’nde gözetileceğini düşünüyorduk. Kapatma davası açıldığı gün ilke kararı almıştık; parti kapatılırsa hep birlikte istifa edecektik. Ama sadece Kürtler değil, bütün demokrasi güçlerinden basınç hissettik. Türkiye’yi krize götürmek istemedik, Meclis’e döndük. Ondan sonra BDP genel başkanı seçildim. Bizden önce aynı aileden iki genel başkan Özallarda çıkmıştı. Siyasi serüvenlerimiz Nurettin ile birbirimizden bağımsız gelişti. Şüphesiz Nurettin’e duyulan güven beni pozitif etkilemiştir. Kardeş olmasaydık da herhalde benim konumum çok değişmezdi.

Nurettin’i çevresi yanlış yönlendirdi

SAHTE ÇÜRÜK RAPORU

Nurettin, ailemizin en ılımlısıydı. Asıl politikleşmesi cezaevinde yattığı 12,5 yıl içerisinde oldu. 2004’te çıktığında üç yıl içinde DTP’de hızla yükselmesi, ilkeli duruşu ve kişiliğinden kaynaklandı. Genel başkanken, Diyarbakır’dan Elazığ’daki kongreye minibüsle gidecek kadar mütevazıydı. Ciddi sağlık sorunları vardı. Yardımcı olma adına ilişkiye geçtiği çevreler onu yanılttılar ve haklı olarak çürük raporu alabilecekken onu bilmeden sahte çürük raporuna yönlendirdiler. Onun kurbanı oldu. Şimdi bir de siyasi yasak geldi. Ordunun toplumdaki etkileri konusunda bir anı deneme kitabı hazırlıyor. Almanya’ya gitmedi, burada.

İki tarafta algı uçurumu var

ÖCALAN VE HABUR OLAYI

Habur sonrasında iki tarafta da duygu kırılması yaşandı. Türkiye saklanan bir gerçekle yüzleşti. Yüzbinlerce insanın PKK’lileri sevinçle karşıladığını görünce, “Onlar için boşuna üzülüyormuşuz” dendi. Sempati, o halka karşı öfkeye dönüştü. Kürtler de “Türkler çektiğimiz acıları ve barış sevincimizi anlamıyorlar, bizi terörist görüyorlar” diye hissetti. Etnik duygular öne çıktı. Öcalan, Kürtler arasında demokratik ilişki ve insan haklarına saygının gelişmesinde etkili oldu. Barış için çalıştı, halk onu manevi önder kabul etti. Öbür tarafta terör örgütü lideri Öcalan algısı oluştu. İkisi arasında uçurum var. Türkiye açısından ileri olabilir ama insanlık tarihi açısından geri bir noktadayız. Kimlik meselesi hızla halledilmeli. Türk de, Kürt de bundan zarar görüyor. Çözülünce de Kürtlerin başı tavana değmeyecek, Türkler birşey kaybetmeyecek.

***********************************************

Madem konu "Anadil", Zaza olan Selahattin Demirtaş neden Kürtçe konuştu?

Piya Forum - Peré Sıfti

Answer/Cuvab bid | | So Forumi ser
Núskaré meqali: www.radikal.com.tr Wext: 14/03/2011 01:04

Aslen Elazığ Palulu ana dilleri Zazaca olan aileye mensup olan Selahattin Demirtaş "Dünya Anadili Günü" dolayisiyla yaptigi konusmasini neden o zaman anadili olan Zazaca degil degilde Kürtçe yapti? Oyle ya, madem konusmanin amaci ""Dünya Anadili Günü", Selahattin Demirtaş bir röportajinda soyledigi gibi sonradan "yabanci dil" olarak ogrendigi Kürtçe ile konusma yaparak hangi anadili anmis oldu? Türkçe onun icin yabanci dil oldugu gibi Kürtçe de onun icin sonrdan ogrendigi yabanci bir dil. Madem amac "anadil", Kendi anadili Zazacaya neden ihanet ediyor?

***********************************************************************************************

Hakan Esen

esenspor1988@hotmail.com
ZAZA DEMİRTAŞ’IN KÜRT SEVGİSİ(?!)…
04/11/2011

Evet yazımızın başlığından da anlayacağınız gibi,BDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın bir Zaza olarak ve bu ülkenin vatandaşı olarak kürt kardeşlerimizin siyasal yada kültürel hakları konusunda bildiğiniz gibi gözlerimizi yaşartan(!?) mücadelesini ibretle .,hayretle izlemeye devam ediyoruz..Doğrusunu isterseniz zat-ı alilerinin bu olağanüstü hassasiyetlerini herkes gibi bende bir Türk olarak ayakta alkışlıyorum ve sadece Kürtlerin değil ülkemize ait tüm etnik unsurların bugün yada dün hiç fark etmez..,uğradıkları haksızlıkların, ellerinden alınan birtakım haklarının utanılması gereken bir durum olduğunu, bu ülkenin çoğu insanı gibi, bende hem kabul ediyorum hem de tüm bu insani kazanımların bir şekilde iade edilmeleri gerektiğini düşünüyorum..Tabii aynı zaman da bu sadece etnik unsurlar kapsamında değil düşünce ve fikir yasakçılığı kapsamında da değerlendirilirse bir anlamı olacaktır diye de eklemek istiyorum..

Fakat Zaza Demirtaş’ın son söylediği ‘’devletin imamları arkasında namaza durmayınız’’ifadelerini anlayamadım doğrusu.Zaza Demirtaş ve BDP’nin bilinen parti kadroları., bildiğim kadarıyla islamiyet’le araları iyi olmayan hatta alınlarının ömürleri boyunca secde görmediği net olarak bilinen şahsiyetlerden müteşekkil olduklarını cümle alem biliyor..Mesela birkaç yıl önce güneydoğu’da laikliğin teminatı biziz diyerek ilginç bir şekilde düşman gibi görünmeye çalıştıkları genelkurmay’a ince bir mesaj gönderen bunlar değilmiydi.?O bölgede masum binlerce gencin dağlara çıkmaması için, inanılması zor fedakarlıklar sergileyen bir cemaati, yine aynı genelkurmay!a şikayet eden,dahası o cemaate ait bir muhterem imamı Hakkari’de katleden ve tüm güneydoğu’da bu hareketi yasaklamaya çaba sarfeden bu Pkk değilmiydi..Eskiden Ağaların yaptığı gibi.,hiç kimsenin ne İslami ilimleri, nede tabii ilimleri öğrenmemeleri için,yani kurdukları tezgahların müşterilerinin eksilmemesi için,karartma yaparak, perdeleyerek., mantıkla yada birbaşka bakış açısıyla o bölge insanlarına türlü yalanlar söyleyerek., Allah’la kürt gençlerimizin arasına girenler bunlar değillermiydi..?

Daha dün sayılacak bir yakın zaman da Kürtler’in din-i hakikileri ‘’Zerdüştlüktür’’diyerek, demin anlatmaya çalıştıklarımızın haklılığını onaylayan da yine bunlardı..’’İslamiyet Kürtlere asimilasyon aracı olarak Türkler tarafından bizlere zorla kabul ettirilmiş bir şeydir diyerek binbeşyüzyıllık yıllık kardeşliğimizi, ucuz Marksist ve Baas’cı ilkel ırkçılıklarına malzeme yapanlar da bu arkadaşlarımızdı değilmi hatırlayın bakalım..Ben aslında onların bu seçim telaşlarını anlayabiliyorum..,anlayamadığımsa devletin imamlarının arkasın da namaza durmayınız derlerken, kendileri o cemaatte saf tuttularmı çok merak ediyorum, eğer olurya birkaçtanesi kılmışlarsa vallahi söz veriyorum ‘’abdest alıp almadıklarını sormayacağım’’helal olsun diyorum da başka da bir şey demiyorum..(!?)

Tabii bu arada bu ırkçı yeni versiyon şehzadelerin Batman’da., D.bakır’da.,Van’daki kameralara yansıyan showlarını biraz geç idrak edebildim bu nedenlede özür diliyorum kendilerinden değerli dostlar., ben nerden bilebilirdimki Güney doğu’daki, bu yeni feodal ağaların seçilebilmek ve Şivan’ın dediği gibi İmralıdaki’nin gözüne girebilmek için bütün bu şaklabanlıkları yaptıklarını.,sonradan anlayabildim bağışlasınlar beni…..Kısacası Güneydoğu’nun gerçekten şerefli ve asil insanlarını etnik olarak bölmek için İslamiyet’i önlerinde koskoca bir engel olarak gören BDP’nin yeni versiyon ağaları.,onlara yeni bir din uyduramayacaklarını anladıklarındaysa da şimdiler de ağababalarının emirleriyle her zaman yaptıkları şeyi denemeye başladılar.,yani dedim ya..!Binbeşyüzyıllık din kardeşliğimize bu defa da gözlerini diktiler ve buradan vurmaya., vururken de bölmeye gayret ediyorlar..Ama merak etmesinler bu metodlarının hiiç ama hiç şansı yok.. biliyormusunuz neden?Çok basit onlar bu coğrafyanın heryanına sinmiş olan Peygamber sevgisini,Kur’an’a olan saygıyı.,Güneydoğunun hertarafına yayılmış sahabe leri vede onların temsilcilerini

anlayamazlar.Anlayamadıkları için de zavallılar ‘’birde bu yolu deneyelim’’ gibi şeytanlara bile pes dedirtecek bir yolu tercih ettiler utanmadan sıkılmadan..evet sonunda bunuda yaptılar..Bunu sivil itaatsizlik diyerek de süslü püslü bir ambalajla da herkese satmaya çalışıyorlar üstelik..İmralı’dan ödleri kopan…Kandil’den gelen emirleri sonucu ne olursa olsun anında sahneleyen.,bugün bile hala PKK’ya terör örgütü demeyen bir güruhun bunu bu şekilde sunması da ayrıca sosyolojik bir komedi olarak tarihe geçer zannediyorum..’’sivil itaatsizlik’’miş..! Sevsinler sizi..! kimi kandırıyorsunuz siz…!Son olarak bir tesbitimi de paylaşayım istiyorum değerli okurlar..Bu ülkede kim hangi ırkçılığı yapıyorsa, emin olunki.,,o yapan kişinin yada grubun o milletten olmadıklarını rahatlıkla sizlere söyleyebilirim.,daha da ileri giderek ülkemizdeki ve tüm dünyadaki bu sosyolojik hadiselerin arka planında, Marksist Leninist(bizdekiler gibi)..,bazen faşizan.,genellikle de Siyonist istihbarat güçlerinin olduğunu söyleyebilirim..

Sahi Zaza Demirtaş’a bir sorum var.,Abdullah Öcalan Türkiye’ye getirilirken uçak da’’benim annem de Türk’dür.,devletimin emrindeyim’’dememişmiydi.? Yanlışmı hatırlıyorum acaba…Sevgiyle muhabbetle kalın…

Kaynak : www.kanaletv.com.tr

***********************************************************************************************
Cmt 12 Arl 2009, 21:11 Zazalar

Zazalar ve Kurtler niye karistiriliyor? mesela Kurtlerin hakkinda arastirmalar yapilinca, ve nufus arastirmalarinda niye Zazalar ve Kurtler ayni sayiliyor? Bildigim kadariyla Zazalar ve Kurtler ayri etnik gruplardir, komsu omalarina ragmen dilleri farkli ve tarih acisindan farklilar.

Zaza ve Kurt aynimi ayrimi? dilleri ayrimi? niye karistiriliyorlar?

mesajı beğendiniz mi?: +1
Serhan Erbay

Cmt 12 Arl 2009, 21:27

Türk Dil Kurumu diye bilim den sözeden bir sitede bile Zazalara hakaret edilmiş ise Devletin bu konunun farkında olmadığını söylemek mümkündür.Aslında ülkeyi ve Demografik yapıyı çok fazla bildikleride söylenemez.Ankara İstanbul Antalya İzmir arasında mekik dokumakla ülkeyi tanımazlar,sapı samanı karıştırırlar,ortada ilginç bir durum var.Devlet adamı ayağına yatan bir kesim,batıda yaşayan ortalama bir vatandaş Güneydoğuda herkesi Kürt sanır,siyasi kürtçülerde nüfuz sahalarını genişletmek için Kürt sayar.Zazalar özellikle Ortadoğu Anadolu bölgesinde yerleşik olup,3 milyon civarında bir nüfusa sahiptirler.Dimli,Dersimce ve Merkez lehçelerinden oluşan bir Zazaca(zazaki) olarak adlandırılan dili konuşurlar.

mesajı beğendiniz mi?
Melisa Berkdil

Cmt 12 Arl 2009, 21:36

Zazalar aslında bu topraklarda çok uzun süredir yaşayan milletlerdendir kürtlerle ilgileri ise sadece birlikte uzun süredir aynık coğrafyada yuaşamarından ileri gelir.

Mesela Filolojik araştırmalar Zazaca‘nın Ermenice ile oldukça benzerlik gösterdiğini ancak kelime dağarcığı bakımından çok sayıda kürtçe kelime içerdiğinide destekliyor

Ancak Zazaların kendi istekleriyle mi yoksa kürtlerin yaptığı bir yanlışmıdır bilinmez ama bu halk hep kürtlerle akraba ve aynı soydan yani farsi ırktan geldiği sanılır ancak bu kesinlikle yanlış bir bilgidir.

mesajı beğendiniz mi?
mesutguven

Cmt 12 Arl 2009, 21:45

Öncelikle herkese iyi günler diliyorum.Zaza biri olmam münasebetiyle bu konu ile ilgili birkaç bilgi vermek istiyorum.Kültür Bakanlığının Zazalar ile ilgili kaynaklarını araştıranlar varsa Zazaların Türk kökenli olduklarını görebilirler.Üniversitede okuduğum yıllarda bu konuyu tarih hocamızlada görüşmüştüm.O da bana aynı bilgileri nakletmiş ve Zazaların Türk kökenli olduklarını söylemişti.

mesajı beğendiniz mi?: +1
Erkan Kvk

Cmt 12 Arl 2009, 21:50

zazalar irani bir kavimdir. Türk kökenli değildirler.

mesajı beğendiniz mi?: -2
Vedat SERVİ

Cmt 12 Arl 2009, 22:22

Zazaca aynen farşça gibi ayrı bir dildir ve Türkçeden çok etkilenmiştir.

Zazaca bugün kırmançice‘nin saldırısına uğramakta ve yerini kürtçe dedikleri kırmaçice‘ye bırakması için inanılmaz baskılara uğramaktadır.

Bugün bir sürü kırmaçice şarkı, kitap ve televizyon varken zazaca yok sayılmaktadır.

Zazalar her zaman kürt nüfusuna dahil edilerek görmezden gelinmek istenmektedir halbuki onlar kürt diye geçen nüfusun üçte birini teşkil etmektedirler.

Bugün zaza kökenli insanların çoğu vatanını milletini sevmekte ve "Ne mutlu Türküm" ülküsünü taşımaktadır.

Zaten vatandaşımızda bunun farkında olduğu için zazalara hiç bir zaman antipatiyle yaklaşmamıştır.

Ayrıca zazaların çoğu hanefi veya alevi‘dir. Şafilik daha çok kırmançilerde yaygındır.

En son Vedat SERVİ tarafından Cmt 12 Arl 2009, 22:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi

mesajı beğendiniz mi?: +3
Aksit Ozkural

Cmt 12 Arl 2009, 22:54

Öncelikle herkese iyi günler diliyorum.Zaza biri olmam münasebetiyle bu konu ile ilgili birkaç bilgi vermek istiyorum.Kültür Bakanlığının Zazalar ile ilgili kaynaklarını araştıranlar varsa Zazaların Türk kökenli olduklarını görebilirler.Üniversitede okuduğum yıllarda bu konuyu tarih hocamızlada görüşmüştüm.O da bana aynı bilgileri nakletmiş ve Zazaların Türk kökenli olduklarını söylemişti.

Yillar once Londra‘da ( African and Oriental Studies ) isimli bir okulda bir etimoloji toplantisina dinleyici olarak katilmistim. Orada, Turkiye‘de yasiyan etnik Zaza‘larin uzun yuzyillar once Horasan‘dan ( kismen bugunku Iran sinirlari icinde kalmakta, kismen de Turkmenistan sinirlari icinde kalmaktadir ) goc eden saf kan Turk olduklari ifade edilmisti. O caglarda ozellikle Dogu Anadolu‘da tamamen kapali havza yasaminin varligi ve asiret/kabile iliskilerinde dil egemenliginin taraflari etkiledigi bilinmektedir. Bir diger degimle etnik Kurt olup ana dili Turkce olan veya etnik Turk/Zaza olup ana dili Kurtce olan cok sayida kavim oldugu da o toplantida dile getirilmisti.

Bu konuda kendimi asla bilgili veya uzman goremem ama Dogu ve Guneydogu‘da yaklasik 10 yil boyunca gorev yaptigim icin bu bildiklerimi de sizlerle paylasmak istedim.

Hos, kim ne olursa olsun benim canimin bir parcasidir, can kardesimdir, mukadderatimi paylastigim oz kardesimdir.

Ben boyle dusunuyorum.

mesajı beğendiniz mi?: +2
selim53

Cmt 12 Arl 2009, 23:08

beyler lütfen yapmayın zazalar türk kökeni ise bunları türk deyin hangi boydansa onu deyin boylar ırk değildir rizede 2 tane farklı türk boyu var bunlar sonuçta türk yok çepniyim hemşenim demiyorlar hoş bu tip söylemler türkiyede ayrılıkçı tutumlara neden olabilir boyu türkse ne bunları ayrıymış gibi söylüyorsunuz

mesajı beğendiniz mi?
AhmetKide

Pzr 13 Arl 2009, 00:52

DTP icinde gorev alan Zaza politikacilar:

Aysel Tuğluk, Elaziğ doğumlu Diyarbakir milletvekili.
Selahattin Demirtaş, Palu doğumlu, Diyarbakir milletvekili.
Ayla Akat Ata, Diyarbakir doğumlu, Batman milletvekili.
Emine Ayna, Dicle doğumlu, Mardin milletvekili.
Şerafettin Halis, Tunceli doğumlu, Tunceli milletvekili.

Nurettin Demirtaş, Palu doğumlu, DTP eski Genel Başkani.

Oyle goruluyorki Zazalar DTP‘de baya aktifler. Kilit noktalari ve liderlik pozisyonlarini tutmuslar.

mesajı beğendiniz mi?
Tolga Dt

Pzr 13 Arl 2009, 01:02

Konu hakkında ortak bir görüş hakim olmakla beraber doğrudurda..Zazalar iran üzerinden gelip anadoluya yerleşen Türklerdir.Bende Elazığ lı bir zazayım..
________________________________________________________



, Selahattin Demirtaş Kimdir ...



Copyright©: Sitemizde yer alan resim, metin ve her türlü bilginin izinsiz olarak kullanılması ve kopyalanması yasaktır. Aksi halde Bilgisayrinizin sitemize girisi kilitlenecektir (IP-Lock): Telif©: Bê izin kopya kerden u desta gırotena resman, metnan u hırg tewr zanin a kı site da ma dı ca gêna yasaxa.

Informationen zum Datenschutz | ForumRomanum - Jetzt kostenlos ein eigenes Forum erstellen!