Yeni Internet Adresimiz: www.piyaportal.de


| | Search:Ti di geyrayis | | | | | Empfehlen | Home:Keye

» PIYA-FORUMUN YENI ADRESI: www.piyaportal.de [ Login | ]


TÜRKÇE OLİMPİYATLARI VE ÇERKESCE


- Peré Sıfti



  | So Forumi ser
Núskaré meqali: www.kafkasdiasporasi.com Wext: 16/07/2011 00:40



Türkçe Olimpiyatlarını komşumuz olan bir Çerkes ailesinde TV den izliyoruz. Ailenin, cemaatin okullarında görev yapan kızı Tarih Öğretmeni de büyük bir heyecanla izliyor.


Bu kızımız, Çerkesceyi (şapsığcayı),yani kendi ana dilini de gayet rahat konuşuyor. Ailenin diğer iki çocuğu da… Çocuklukları köyde geçmiş. Köyle bağlantıları hala sürüyor.


Diğer kardeşlerden birisi (kız kardeşi )de aynen kendisi gibi cemaatin bir başka okulunda matematik öğretmenliği yapıyor. Erkek kardeşleri de, Üniversitede Matematik bölümü son sınıfta okuyor. Her üçü de, günümüzde çok az görülen, anadillerini konuşabilen gençlerden. Bu büyük bir artı ve takdire şayan. Bu yüzden seviyorum onları.


Programı izlerken Tarih öğretmeni kızımız dedi ki:


— Ay çok heyecan duyuyorum, ne kadar müthiş bir şey.


Ben de programı kendi anadilimle kıyaslayarak, yok olan, her geçen gün konuşabilen ve anlayabilen sayısı azalan ve adeta eriyip giden, yok oluşun eşiğine gelmiş ana dilim adına hayıflanarak, büyük bir gönül burukluğu içinde izliyordum imrenerek Dayanamadım ve genç kıza dedim ki:


— Türkçeyi on milyonlar, yüz milyonlar konuşuyor. Türkçeyi bütün dünya konuşmasa da, yok olmaz, yaşar, yaşatılır. Arkasında devlet desteği var ve bir devlet dili, devletler dli. Türkçenin gelişmesinden de ancak memnuniyet duyarız. Sonuçta ikinci ana dilimiz gibi. Ben de seviyorum Türkçeyi. Özellikle, Fuzuli’nin, Yunus Emre’nin, Necip Fazıl’ın Türkçesine hayranım. Türk Sanat Müziğinin Türkçesine bayılırım. Ancak sormak istiyorum: Peki, bu programı izlerken, Türkçe adına heyecan duyarken, duygulanırken, hiç kendi ana dilin aklına geliyor mu? Neredeyse yok olmak üzere olan kendi öz ana dilin için hiç mi bir şey hissetmiyorsun? İçinden en ufak bir üzüntü hissine kapılmıyor musun? Kendi ana dili için bu fedakârlıklara katlananlar size bir şeyler hatırlatmıyor mu? Hem Türkçenin yok olma gibi bir sorunu yok. Oysa senin öz ana dilin şu anda can çekişiyor, ölmek üzere yani. Ona yardım elini uzatmak ve hayata döndürmek gibi en azından vicdanı bir his besliyor musun acaba?


Cevap:


— kem, küm…


Evet, dostlar geleceğimiz olan gençlerimizin büyük ekseriyetinin anadiline duyarlılığı konusundaki sorulara cevabı maalesef bu:


— Kem, küm…


Ne olurdu gençlerimiz enerjilerini ve varlıklarını, birazcık da, “yetim-i tarih” olan, yok oluşula yüz yüze olan bu masum ve mazlum halka, kendi öz ana dillerine adasalar. En azından başka toplumlara ve kültürlere adanmışlıkları kadar…


Daha önce bu kızımıza, “bak, ana dilini konuşabiliyorsun, ben de sana alfabeyi öğreteyim, çok kısa zamanda okur, yazarsın. Çok güçlü bir yazılı edebiyatımız var. Çok farklı bir edebiyat


dünyasına da pencere açmış olursun böylece” diye teklifte bulunmuştum. Ancak herhangi bir ilgi ve heyecan uyandıramamıştım.


Ah asimilasyon sen nelere kadirsin! Cemaatlerin sosyolojideki karşılığı ve kişilerin adanmışlıkları bilinen bir şey. Aancak, cemaatler bireyler için adeta bir milliyet aidiyeti gibi olmamalı. Bireyin zihninin ve kişiliğinin gelişimini engelleyecek ve onlara kendi milli kimliklerini unutturacak kadar onları absorbe etmemeli. Yahut bireyler kendilerini bu kadar absorbe ettirmemeli diye düşünüyorum. Yanılıyor muyum?


Sizi bilmiyorum ama Türkçe Olimpiyatları bana bunları düşündürdü.


DİLİMİZİ SEVENLER


Son yıllarda Amman’da yaşayan Araplar Çerkes diline ve geleneklerine büyük ilgi duymaya başladılar. Bu konuda oradakilere büyük yardımları dokundu buradan giden Balkar Yelena ve Apajih Maye’nin. Bu iki şahıs oradaki Çerkes Okulunda geleneklerimizi (Xabzemizi) okutuyorlar. O okulda okutulan Çerkesce derslere Arapların ileri gelen, zengin ailelerin çocukları da devam ediyorlar. 5 ila 17 yaş grubu öğrenciler eğitim görmektedir bu okulda. Okutulan dersler arasında tarih, dil, Çerkes gelenekleri ve kültürü de yer almaktadır. Hepsinden ilginç olanı ise, Okuldaki anma törenlerinde Arap öğrencilerin de Çerkes milli kıyafeti giymeleridir. ( Losten Muze, Mayak Gazetesinin Ğuaze ilavesi, 6 Ağustos,1996 Salı, Nalçik)


Şahsen tanıma imkânını bulduğum ADİGE PSALE Gazetesinin muhabiri Bayan Muze’nin bu güzel anekdotuna ben de bir hatıramı ilave etmeden geçemeyeceğim. 24 Temmuz 1996 tarihinde Karaçay-Çerkes Cumhuriyetinin başkenti Çerkesk kentinde düzenlenen Dünya Çerkesleri 3. Kongresinin açılışında ikinci konuşmacı Ürdün Kralının oğlu Ali bin Hüseyin idi. Çerkesler ve Kafkasya hakkında fevkalade iltifatkar ve sitayişkâr bir konuşma yaptıktan sonra sözlerini Çerkesçe “Tha fiğapsow (Allah size ömür versin- sağolun) sözcüğüyle bitirmişti. Ayrıca Prens Ali Kongrenin son günü Habez Köyündeki kapanış programında da gayet ustaca güzel bir “Adige Kafe” oynamıştı.


Söz anadilden açılmışken, nerdeyse iki aya yakın bir zamandır internet üzerinden yazıştığımız İngilizce öğretmeni bir hanımefendi hemşerimizin babasıyla ilgili anlattığı kısa bir anekdotu da buraya ilave edeyim:


“Babamı zaman zaman gözlemliyorum. Odasında yalnız kaldığında Çerkesce konuşması, Çerkesce mevlit okunduğunda ( TRTDE ) duymayan kulağını TV‘ye yaklaştırıp daha da iyi duymak için diz çökmesi içimi burkmuştu.”



 HomePage   http://www.kafkasdiasporasi.com/yazar.asp?yaziID=4441

, TÜRKÇE OLİ MPİ YATLARI ...

  • TÜRKÇE OLİMPİYATLARI VE ÇERKESCE (www.kafkasdiasporasi.com | 16/07/2011 00:40)


Copyright©: Sitemizde yer alan resim, metin ve her türlü bilginin izinsiz olarak kullanılması ve kopyalanması yasaktır. Aksi halde Bilgisayrinizin sitemize girisi kilitlenecektir (IP-Lock): Telif©: Bê izin kopya kerden u desta gırotena resman, metnan u hırg tewr zanin a kı site da ma dı ca gêna yasaxa.

Informationen zum Datenschutz | ForumRomanum - Jetzt kostenlos ein eigenes Forum erstellen!